<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>islam ve hayat</title>
        <description>hayatın islamla kuşatılması,toplum bilinci,sevgi hoşgörü</description>
        <link>http://khatipoglu.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sat, 07 Nov 2009 18:35:13 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>CAMİ</title>
            <link>http://khatipoglu.blogcu.com/cami_19973611.html</link>
            <guid>http://khatipoglu.blogcu.com/cami_19973611.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;table border=&quot;0&quot; bordercolorlight=&quot;#c0c0c0&quot; width=&quot;569&quot; bordercolordark=&quot;#c0c0c0&quot; bordercolor=&quot;#c0c0c0&quot; id=&quot;table1&quot;&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;p&gt;&lt;b&gt;Yaz Kur&amp;rsquo;an Kursu Mek&amp;acirc;nı Olarak Cami&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td align=&quot;justify&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;Ouml;zellikle yaz kursları s&amp;ouml;z konusu olunca hemen camiler akla gelmektedir. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml;, bu kursların tamamına yakın &amp;ccedil;oğunluğu camilerde ger&amp;ccedil;ekleştirilmektedir. Ancak, bu kursların camide yapılıyor olması, kimilerine g&amp;ouml;re, eğitim a&amp;ccedil;ısından bir dezavantaj olarak g&amp;ouml;r&amp;uuml;lmektedir. &amp;Ccedil;ocukların camide rahat hareket edemeyeceği, sıraların olmayışı, kalabalık &amp;ouml;ğrenciler i&amp;ccedil;in caminin mek&amp;acirc;n olarak yetersizliği, okuldaki sınıf imk&amp;acirc;nlarının orada olmaması... gibi hususlar da gerek&amp;ccedil;e olarak g&amp;ouml;sterilmektedir. &lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;B&amp;ouml;yle olduk&amp;ccedil;a haklı ve ger&amp;ccedil;ek&amp;ccedil;i g&amp;ouml;r&amp;uuml;nen bir gerek&amp;ccedil;elendirme, ister istemez insanları ihtiya&amp;ccedil;ları karşılama y&amp;ouml;n&amp;uuml;nde yeni alternatif arayışlara itmektedir. Nitekim, yaz kurslarında okullardan yararlanma d&amp;uuml;ş&amp;uuml;ncesi bu &amp;ccedil;er&amp;ccedil;evede ortaya atılmış bir &amp;ccedil;&amp;ouml;z&amp;uuml;m &amp;ouml;nerisidir. Bir&amp;ccedil;ok caminin fiziksel şartlarının pek iyi olmaması yanında bir de bu &amp;ouml;neri, &amp;ccedil;ok b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir &amp;ccedil;oğunluk tarafından sık sık dillendirilince Diyanet İşleri Başkanlığı, 2003 yılında Kur&amp;rsquo;an Kursları Y&amp;ouml;netmeliğinde yapmak istediği birka&amp;ccedil; değişiklik arasına bunu da koymuştu. Kimileri buna l&amp;acirc;iklik hassasiyet.. ( &lt;a href=&quot;http://khatipoglu.blogcu.com/cami_19973611.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 14 Jul 2008 12:58:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>KUR'AN EĞİTİMİ</title>
            <link>http://khatipoglu.blogcu.com/kur-an-egitimi_18792771.html</link>
            <guid>http://khatipoglu.blogcu.com/kur-an-egitimi_18792771.html</guid> 
            <description>&lt;p align=&quot;center&quot;&gt;&amp;Ccedil;ocuklara Kur&amp;rsquo;an eğitimi ve yaz Kur&amp;rsquo;an Kursları&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kur'an'ın &amp;ouml;ns&amp;ouml;z&amp;uuml; durumundaki F&amp;acirc;tiha'dan sonra, Kitab&amp;rsquo;ı ilk a&amp;ccedil;an okuyucu i&amp;ccedil;in;&lt;/p&gt;
&lt;p align=&quot;center&quot;&gt;&amp;#1584;&amp;#1614;&amp;#1604;&amp;#1616;&amp;#1603;&amp;#1614; &amp;#1575;&amp;#1604;&amp;#1618;&amp;#1603;&amp;#1616;&amp;#1578;&amp;#1614;&amp;#1575;&amp;#1576;&amp;#1615; &amp;#1604;&amp;#1575;&amp;#1614; &amp;#1585;&amp;#1614;&amp;#1610;&amp;#1618;&amp;#1576;&amp;#1614; &amp;#1601;&amp;#1616;&amp;#1610;&amp;#1607;&amp;#1616; &amp;#1607;&amp;#1615;&amp;#1583;&amp;#1611;&amp;#1609; &amp;#1604;&amp;#1616;&amp;#1604;&amp;#1618;&amp;#1605;&amp;#1615;&amp;#1578;&amp;#1617;&amp;#1614;&amp;#1602;&amp;#1616;&amp;#1610;&amp;#1606;&amp;#1614;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&quot;Bu Kitap kendisinde şek ve ş&amp;uuml;phe bulunmayan bir Kitaptır. Muttakiler i&amp;ccedil;in rehber-kılavuz (huden)dur.&quot; (2/Bakara, 2) a&amp;ccedil;ıklaması yapılarak okuyucunun Kitap hakkında endişe etmemesi gerektiği &amp;acirc;deta teyid edilmiştir. L&amp;acirc; raybe fih denilerek Kitabın varlığı; Huden denilerek de kitabın ne ama&amp;ccedil;la g&amp;ouml;nderildiği anlatılmaktadır. B&amp;ouml;ylece Kitabı eline alan m&amp;uuml;'min, Allah'ta.. ( &lt;a href=&quot;http://khatipoglu.blogcu.com/kur-an-egitimi_18792771.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 13 Jun 2008 08:12:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>SEVGİ</title>
            <link>http://khatipoglu.blogcu.com/sevgi_17418161.html</link>
            <guid>http://khatipoglu.blogcu.com/sevgi_17418161.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; SEVGİ&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Evrenin yaratılma nedeni olan sevgi, Kur'ân'ın temel kavramlarındandır. Sevgi, Yüce Yaratıcı'nın rahmet denizinden varlıklara yansıttığı eşsiz bir duygudur. Güzelliğin ve Sevginin Kaynağı Allahü Teâlâ, kâinatı sevgi üzerine yaratmış, insanlara da sevgi duygusunu en büyük güç ve kudret olarak vermiştir. Yavrusunu korumak için çok daha güçlü düşmanlarına saldırarak kendini feda eden anaların ve çevresini parçalayan en vahşi hayvanların bile yavrularına olan olağanüstü yakınlıkları, hep sevgi sırrının yansımalarıdır. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;İnsanda sevgi; Allah'ın sevdiği, razı ve hoşnut olduğu duygular &lt;B&gt;Pozitif Sevgi&lt;/B&gt;'yi; sevmediği, lânet ettiği, gazabına sebep olduğu duygular da &lt;B&gt;Negatif Sevgi&lt;/B&gt;'yi oluşturur. Negatif Sevgi ile boş ve zararlı arzular gönlü doldurur ki; insanlara veya cansız putlara kulluk etme, aşırı şöhret ve mevki hırsı, mal ve Dünya nimetlerini tanrılaştırma gibi negatif duygulardır. Oysa iman sahipleri; Kur'ân'ın öngördüğü istikamette bütün yaratılanları severler, ancak Allahü Teâlâ'ya sevgileri çok daha kuvvetli olur. Kulun kemal mertebesinde de bu sevgi aşka dönüşmektedir. Peygamber Efendimiz de sevilmeden &lt;B&gt;İlâhî Aşk&lt;/B&gt;'a ulaşılamaz. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;</description>
            <pubDate>Fri, 30 May 2008 12:18:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İstanbulun Fethi</title>
            <link>http://khatipoglu.blogcu.com/istanbulun-fethi_16293791.html</link>
            <guid>http://khatipoglu.blogcu.com/istanbulun-fethi_16293791.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;Fetihler Önce Gönüllerden Başladı&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Cihanın en büyük fatihleri, fethin ilk durağı gönüllerden başlamışlardı her işe. Evet onlar, önce gönülleri kazanmış; sonra da bu rıhtımlardan açılarak dünyanın dört bir yanına yürümüşlerdi. Eğer daha önceden Anadolu insanının gönlüne girilmeseydi, Malazgirt gerçekleşemezdi. İstanbul surlarını kuşatan leventlerin samimiyetle çarpan sinelerinin vaat ettikleri hissedilmeseydi, surların dışında gürleyen top gülleleri Bizans&amp;#8217;ı sindiremezdi. Evet mümin gönüllerde bir his, bir alâka şeklinde belirip bütün sineleri saran ve onları tesiri altına alan şefkat ve sevgi ağıydı ki, atkılarının ulaştığı her yerde, gönül rızasıyla kendine koşanlara naz ile geriliyor, naz ile toparlanıyor ve alıp bağrına bastıklarına hep muhabbet destanları dinletiyordu.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Şimdi, eğer tarihimizde yoksa, nereden gelip içimize sokuldu bu kin, nefret düşmanlık ve hazımsızlık? Son bir iki asırdan beri, Fransa, Almanya, İngiltere ve Amerika&amp;#8217;ya şimdilerde biraz da, Japonya&amp;#8217;ya hep derin bir hayranlık duyarken, neden birbirimizden nefret ediyor, birbirimizin kuyusunu kazıyor ve birbirimizin kurdu olarak yaşıyoruz? Daha doğrusu birbirimizle yaşamayı haram ediyoruz? Yoksa bizde bir şahsiyet hastalığı mı var? Ne yazık ki &amp;#8220;Bizden hayır gelmez; bari yabancı ruhlara sığınalım&amp;#8221; diyor ve bin senelik tarihî değerlerimizi, bir kısım fantastik mülâhazalar uğruna çer çöp gibi götürüp mezbeleliğe atıyoruz.[1]&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;</description>
            <pubDate>Sat, 17 May 2008 05:56:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Vakıflar Haftası MÜnasebeti ile</title>
            <link>http://khatipoglu.blogcu.com/vakiflar-haftasi-munasebeti-ile_15583001.html</link>
            <guid>http://khatipoglu.blogcu.com/vakiflar-haftasi-munasebeti-ile_15583001.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;VAKIF&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;--------------------------------------------------------------------------------&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Vakıf:menfaati insanlara olmak üzere bir malı kendi mülkünden çıkararak Yüce Allahın rızası için bağışlamaktır. Vakıf:alıkoymak ve bağlamak demektir.Kımıldatmamak ve bağışlamak&amp;nbsp; demektir.Mülk hayra hizmet için&amp;nbsp;&amp;nbsp; dondurulmuş,faydalı bir gâyeye adanmıştır.Taşınmaz,satılmaz,amacı dışında kullanılamaz.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp; Vakıfta din,dil ve ırk kaydı yoktur.Sadece insan onurunun korunması ve canlıların hayatlarını&amp;nbsp; idame ettirmesi söz konusudur.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp; Vakıflar h.. ( &lt;a href=&quot;http://khatipoglu.blogcu.com/vakiflar-haftasi-munasebeti-ile_15583001.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 09 May 2008 06:25:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İslamda ticaret Ahlakı</title>
            <link>http://khatipoglu.blogcu.com/islamda-ticaret-ahlaki_14996841.html</link>
            <guid>http://khatipoglu.blogcu.com/islamda-ticaret-ahlaki_14996841.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;İslam da ticaret ahlakı&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; İslam&amp;#8217;da ibadetler yalnızca namazla, oruçla sınırlı değildir. Yüce Allah&amp;#8217;ın hoşnut ve razı olduğu bütün söz, fiil ve davranışlar geniş anlamda ibadet kapsamındadır. Bu bağlamda, kişinin yoldan bir taşı kaldırması veya yoldaki bir çukuru onarması, yükünü sırtına alamayan birisine destek vermesi, araca binemeyen hasta, yaşlı ve özürlülere yardımcı olması ibadet olduğu gibi; kazancını helâl yoldan elde etmesi, İslâmî prensiplere uygun olarak ticarî ve iktisadî davranışlarda bulunması, iş ve icraat yapması da ibadettir. Kısaca hayatın bütün alanlarını geniş anlamda ibadet kapsamına alan İslam; ticareti de ibadet olarak değerlendirmiş; bunun gerçekleşmesi için ticari hayatta uyulması gerekli ahlaki prensipler getirmiştir. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;Hazret-i Ömer -radıyallâhü anh-, bir kimse methedildiği zaman, methedene, üç şeyi yâni: &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;#8220;&amp;#8211;Hiç sen onunla; komşuluk, yolculuk, veya ticâret yaptın mı?&amp;#8221; di.. ( &lt;a href=&quot;http://khatipoglu.blogcu.com/islamda-ticaret-ahlaki_14996841.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 02 May 2008 17:18:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>AF</title>
            <link>http://khatipoglu.blogcu.com/af_14314871.html</link>
            <guid>http://khatipoglu.blogcu.com/af_14314871.html</guid> 
            <description>&lt;H3&gt;İSLAM'DA SUÇLUNUN AFFI MESELESİ &lt;/H3&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;1- Allah Hakkı Olan Cezalarda Af: &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoBodyText3&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Allah hakkı olan cezaların affı suçun ilgili mercilere intikalinden önce af ve suçun ilgili mercilere intikalinden sonra af olmak üzere ikiye ayrılır. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; a) Suçun İlgili Mercilere İntikâlinden Önce Af: İslam âlimlerinin bir kısmı, devlete intikalinden önce dahi hadlerde affı mümkün görmezken, bazı İslam hukukçuları ise, toplumun mal ve can güvenliğine yönelik ağır bir tehdit olarak değerlendirdikleri hırsızlık suçu hariç olmak üzere hadlerin bir çoğunun devlete intikal etmeden önce affını mümkün görmektedirler.&lt;A title=&quot;&quot; href=&quot;http://www.blogcu.com/manager/add_entry.php#_ftn1&quot; name=_ftnref1&gt;[1]&lt;/A&gt;[1] &lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Fri, 25 Apr 2008 09:06:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Peygamberimizin Örnek Ahlakı</title>
            <link>http://khatipoglu.blogcu.com/peygamberimizin-ornek-ahlaki_13778001.html</link>
            <guid>http://khatipoglu.blogcu.com/peygamberimizin-ornek-ahlaki_13778001.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&lt;IMG height=60 alt=salavat.gif src=&quot;http://kazakcami.sitemynet.com/mynet_resimlerim/salavat.gif&quot; width=468 border=0&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Peygamberimizin Örnek Ahlâkı&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; En yüce ahlâka sahip olduğunda; yüzyıllar boyunca, dost ve düşman, herkesin üzerinde birleştiği tek bir insan vardır:&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Peygamberimiz Hz. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselam.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Zaten o, yeryüzünde bulunuş maksadını, &quot;güzel ahlâkı tamamlamak&quot; olarak ifade ediyordu. Onu en son elçisi olarak insanlığa gönderen Yüce Allah da, Peygamberimizde bizim için &quot;en güzel&quot; örneğin bulunduğunu haber veriyor.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Eğitimde güzel örneklerin ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Büyükler kendi yaşayışlarında ne kadar iyi örnek olurlarsa, küçüklerin iyiye ve güzele yönelmesi o kadar kolay ve rahat olur. Güzel örnek olmak ve güzel örnekleri tanıtmak, gençliğe yapılabilecek en büyük hizmetl.. ( &lt;a href=&quot;http://khatipoglu.blogcu.com/peygamberimizin-ornek-ahlaki_13778001.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 18 Apr 2008 11:58:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>DAVET</title>
            <link>http://khatipoglu.blogcu.com/davet_8357271.html</link>
            <guid>http://khatipoglu.blogcu.com/davet_8357271.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Bu davetiyeden &amp;nbsp;3000 adet kişi ve kuruma dağıtım yapılmıştır.&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;
&lt;BR&gt;&lt;U&gt;H E P İ N İ Z İ&amp;nbsp;&amp;nbsp; S E V G İ Y L E&amp;nbsp; K U C A K L I Y O R U Z&lt;/U&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;CAMİAMIZA&amp;nbsp;AÇIK DAVETİYE&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&lt;IMG height=356 alt=&quot;&quot; src=&quot;http://80.190.202.79/pic/t/tdvsen-istanbul/tdvs3.jpg&quot; width=532&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;TÜRK DİYANET VAKIF-SEN
&amp;nbsp;İSTANBUL 2 NO&amp;#8217;LU (Avrupa) ŞUBESİ
&amp;nbsp;
01 Mart 2008 tarihinde &amp;nbsp;(Cumartesi günü saat 13.30 da) yapılacak olan Şubemizin açılışında &amp;nbsp;sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız.
&lt;P align=center&gt;
&lt;TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD vAlign=top width=136&gt;
&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;
&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;
&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;
&lt;STRONG&gt;Yönetim Kurulu Adına</description>
            <pubDate>Tue, 12 Feb 2008 16:57:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kur'ân&amp;#8217;da Câmi ve Cemaatin Önemi</title>
            <link>http://khatipoglu.blogcu.com/kur-an-da-cami-ve-cemaatin-onemi_7932841.html</link>
            <guid>http://khatipoglu.blogcu.com/kur-an-da-cami-ve-cemaatin-onemi_7932841.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;STRONG&gt;Kur'ân&amp;#8217;da Câmi ve Cemaatin Önemi&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Prof. Dr. Suat YILDIRIM &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;İslâm'da ferdî mes'ûliyet esas olmakla beraber, cemaat teşkil etmek de pek mühim bir vecibedir. Bundan ötürü cemaatin olgunlaşma yeri olan cami (mescid), birinci dereceden ehemmiyeti haizdir. Cemaat, İslâm şeairinden olması itibariyle, bazen şahsî farzlardan da önemli bir sıra işgal eder.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Tam sûre halinde indirilen ilk sûre olup her müminin günde en az yirmi defa okumakla mükellef tutulduğu Fatiha, Müslümanların cemaat teşkil etmelerinin lüzumuna işaret eder. Cenâb-ı Allah, müminlerden: &quot;Ya Rabbî, yalnız Sana kulluk eder (na'büdü), yalnız Senden medet umarız&quot; (Fatiha, 5) demelerini istemekle, cemaat halinde ibadet beklediğini belirtmiş olmaktadır. Cemaatle ibadet etmek için cemaatin teşekkül etmesi gerekir. Halbuki cemaat, kuru bir kalabalık demek olmayıp, aynı ruhla hareket edebilen muntazam bir birlik demektir. Binaenaleyh cemaatin teşekkülü, içtimaî bir ruhun ve içtimaî bir ahdin bulunmasına bağlıdır. İslâm cemaatinin meydana gelmesi Fatiha sûresinin nazil olmasından sonra gerçekleşmiştir. Bu noktada, &quot;fert mi cemaati, yoksa cemaat mi ferdi meydana getirir?&quot; diye bir sual akla gelebilir. Aslında böyle bir fasit daire (kısır döngü) söz konusu değildir. Zira içtimaî ruh evvela fertte in.. ( &lt;a href=&quot;http://khatipoglu.blogcu.com/kur-an-da-cami-ve-cemaatin-onemi_7932841.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 08 Feb 2008 07:17:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Hz.Muhammed(sav) nin Hayatı</title>
            <link>http://khatipoglu.blogcu.com/hz-muhammed-sav-nin-hayati_4470675.html</link>
            <guid>http://khatipoglu.blogcu.com/hz-muhammed-sav-nin-hayati_4470675.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;4 &lt;A href=&quot;http://diyanet7.diyanet.gov.tr/turkish/weboku.asp?id=7&amp;amp;yid=1&amp;amp;sayfa=1&quot;&gt;İSLÂMİYETTEN ÖNCE ARABİSTAN &amp;nbsp;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;4 &lt;A href=&quot;http://diyanet7.diyanet.gov.tr/turkish/weboku.asp?id=8&amp;amp;yid=1&amp;amp;sayfa=2&quot;&gt;MEKKE VE KÂBE&amp;nbsp;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;4 &lt;A href=&quot;http://diyanet7.diyanet.gov.tr/turkish/weboku.asp?id=9&amp;amp;yid=1&amp;amp;sayfa=3&quot;&gt;FİL VAK'ASI&amp;nbsp;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;4 &lt;A href=&quot;http://diyanet7.diyanet.gov.tr/turkish/weboku.asp?id=10&amp;amp;yid=1&amp;amp;sayfa=4&quot;&gt;ÖNSÖZ&amp;nbsp;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;4 &lt;A href=&quot;http://diyanet7.diyanet.gov.tr/turkish/weboku.asp?id=27&amp;amp;yid=1&amp;amp;sayfa=5&quot;&gt;4- HİCRETİN İSLÂM TARİHİNDEKİ ÖNEMİ&amp;nbsp;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;4 &lt;A href=&quot;http://diyanet7.diyanet.gov.tr/turkish/weboku.asp?id=11&amp;amp;yid=1&amp;amp;sayfa=6&quot;&gt;</description>
            <pubDate>Mon, 29 Oct 2007 07:35:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Hz.muhammed (sav) nın hayatı</title>
            <link>http://khatipoglu.blogcu.com/hz-muhammed-sav-nin-hayati_4470662.html</link>
            <guid>http://khatipoglu.blogcu.com/hz-muhammed-sav-nin-hayati_4470662.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;IMG height=30 src=&quot;file:///C:/Documents%20and%20Settings/kadir/Belgelerim/Resimlerim&quot; width=224&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;</description>
            <pubDate>Mon, 29 Oct 2007 07:24:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>namazın kılınışı</title>
            <link>http://khatipoglu.blogcu.com/namazin-kilinisi_4460406.html</link>
            <guid>http://khatipoglu.blogcu.com/namazin-kilinisi_4460406.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;nbsp;Örnek olarak sabah namazının iki rekat farzının kılınışı resimlerle anlatılmış, erkek ve kadınların farklı hareketleri belirtilmiştir. İki rekatlı bir namazdaki hareketler ile diğer namazlardaki hareketler arasında fark olmadığından onların resimlerle anlatılmasına gerek duyulmamıştır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;B&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sabah Namazının Farzının Kılınışı:&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;B&gt;Birinci Rekat:&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 1) Ayakların arası dört parmak açıklıkta ve parmak uçları kıbleye doğru gelecek şekilde ayakta kıbleye dönülür.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 2) İkamet getirilir. (Erkekler için)&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 3) &lt;B&gt;Niyet:&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &quot;&lt;B&gt;&lt;I&gt;Niyet ettim Allah rızası için bugünkü sabah namazının farzını kılmaya&lt;/I&gt;&lt;/B&gt;&quot; diye niyet edilir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 4) &lt;B&gt;İftitah tekbiri:&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &quot;&lt;B&gt;&lt;I&gt;Allahü Ekber&lt;/I&gt;&lt;/B&gt;&quot; diyerek iftitah tekbiri alınır.&lt;/P&gt;

&lt;TABLE id=AutoNumber18 borderColor=#111111 height=883 cellSpacing=0 cellPadding=0 width=468 border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD width=219 height=153&gt;&lt;IMG height=171 src=&quot;http://islam.limoncafe.com/namaz/namaz01.jpg&quot; width=105 align=left border=0&gt;&lt;B&gt;Erkekler&lt;/B&gt; tekbir alırken; ellerin içi kıbleye karşı ve parmaklar normal açıklıkta bulunur.&lt;BR&gt;Başparmaklar, kulak yumuşağı hizasına gelecek şekilde eller yukarıya kaldırılır.&lt;/TD&gt;
&lt;TD width=4 height=153&gt;&amp;nbsp;&lt;/TD&gt;
&lt;TD vAlign=top width=245 height=153&gt;</description>
            <pubDate>Sat, 27 Oct 2007 21:48:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>BİRLİK VE BERABERLİK</title>
            <link>http://khatipoglu.blogcu.com/birlik-ve-beraberlik_4442550.html</link>
            <guid>http://khatipoglu.blogcu.com/birlik-ve-beraberlik_4442550.html</guid> 
            <description>BİRLİK VE BERABERLİK[1] İnsan, fıtratı gereği daima mutluluğu aramaktadır. Kişinin aradığı mutluluğa kavuşabilmesi ve onu huzurlu bir şekilde yaşayabilmesi için toplum hayatına ihtiyacı vardır. Toplu yaşamaktan başka alternatifi olmayan insanın huzuru ve mutluluğu da, toplumun huzur ve mutluluğuna bağlıdır. İnsan, karşılaştığı sıkıntıları, içinde yaşadığı toplumun bireyleri ile paylaşma ihtiyacını hisseder. Çünkü, insan karşı karşıya kaldığı bazı problemleri, kişisel imkan ve gayretiyle her zaman aşması mümkün olmayabilir. İşte bu noktada, bir çok değişik mesleklerden ve farklı yetenek sahibi kimselerden teşekkül etmiş olan birlik ve dayanışma içerisindeki bir toplum büyük önem arz etmektedir. Farklı görüş ve özelliklere sahip, çeşitli bireylerden oluşan toplum fertlerinden hiç birinin üslendiği görev, diğerine kıyasla küçümsenemez. Toplumda âlim-cahil, zengin-fakir bütün kesimleriyle tam bir birlik-beraberlik oluştuğunda birlikte yaşamanın bir anlamı olabilir. İnsanlığın mutluluğunu hedefleyen yüce dinimiz İslâm, Tevhid dinidir. Tevhid, tek Allah inancı etrafında birleşmektir. Bilindiği gibi &amp;#8220;&amp;#1604;&amp;#1575;&amp;#1575;&amp;#1604;&amp;#1607; &amp;#1575;&amp;#1604;&amp;#1575; &amp;#1575;&amp;#1604;&amp;#1604;&amp;#1607; Allah&amp;#8217;tan başka ilah yoktur&amp;#8221; sözü, bu tevhidin özünü teşkil etmektedir. İslâm dininin üzerinde durduğu en önemli konulardan birisi, mutluluğun vazgeçilmez şartlarından olan birlik ve beraberliktir. Birlik ve beraberliğin olduğu yerde kardeşlik, huzur, bolluk, bereket ve rahmet vardır. Dünya ve âhirette mutlu olmak ancak Allah&amp;#8217;ın Kitabına sarılmak, birlik ve beraberlik içinde olmakla mümkündür. Bu gerçeği Yüce Allah şöyle dile getirmektedir: &amp;#1608;&amp;#1614;&amp;#1575;&amp;#1593;&amp;#1618;&amp;#1578;&amp;#1614;&amp;#1589;&amp;#1616;&amp;#1605;&amp;#1615;&amp;#1608;&amp;#1575; &amp;#1576;&amp;#1616;&amp;#1581;&amp;#1614;&amp;#1576;&amp;#1618;&amp;#1604;&amp;#1616; &amp;#1575;&amp;#1604;&amp;#1604;&amp;#1617;&amp;#1607;&amp;#1616; &amp;#1580;&amp;#1614;&amp;#1605;&amp;#1610;&amp;#1593;&amp;#1611;&amp;#1575; &amp;#1608;&amp;#1614;&amp;#1604;&amp;#1614;&amp;#1575; &amp;#1578;&amp;#1614;&amp;#1601;&amp;#1614;&amp;#1585;&amp;#1617;&amp;#1614;&amp;#1602.. ( &lt;a href=&quot;http://khatipoglu.blogcu.com/birlik-ve-beraberlik_4442550.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 26 Oct 2007 07:14:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>SIGARA</title>
            <link>http://khatipoglu.blogcu.com/sigara_4392019.html</link>
            <guid>http://khatipoglu.blogcu.com/sigara_4392019.html</guid> 
            <description>

&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;strong&gt;Türkiye&amp;#8217;de ölüm nedenleri arasında ilk sırayı yüzde
43 oranıyla kalp-damar hastalıkları alıyor. Kalp-damar hastalıklarının başlıca
nedeni ise SİGARA...&lt;/strong&gt; Bu nedenle her yıl binlerce insan ölüyor. &lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Son yüzyılda insanları yavaş
yavaş öldüren, uyuşturarak hem canını hem malını alan sigaraya karşı her ülkede
kampanyalar düzenleniyor. İnsanlığın bu beladan kurtulması için çalışmalar
yapılıyor, bilimsel projeler geliştiriliyor. Hemen her ülkede tartışılan sigara
İslam ülkelerinde farklı bir yönü ile tartışılıyor. Sigara helal mi haram mı? &lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Bu konuda herkes farklı
şeyler söylüyor. Sİgara içicileri mekruh derken, içmeyenler haram diyor. Peki
işin esası nedir? Haram mıdır, helal midir? &lt;/p&gt;

&lt;p&gt;İslam Hukuku Profesörü
Hayrettin Karaman, bu konuda sitesinde (hayrettinkaraman.net) bir yazı
yayımladı ve adeta tartışmaya nokta koydu. &lt;/p&gt;

&lt;p&gt;&lt;strong&gt;İşte
Karaman Hoca'nın sigara hakkındaki fetvası: 'HARAMDIR'&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;'Sigaranın
sağlığa zarar verdiği konusunda artık kimsenin bir şüphesi ve tereddüdü olamaz.
Zararın derhal veya zaman içinde gerçekleşmesi, hükmü değiştirmez. Hayatı ve
sağlığı korumak, bunun için gerekli tedbirleri almak dinin önemli hedeflerinden
biridir. Sigaranın zararı yalnızca içenin sağlığı ile ilgili olsaydı bile onun
haram olması için yeterli idi. Halbuki sigara içenlerin çevrelerine de önemli
ölçüde zararları vardır, devamlı sigara içenin yakınında olanlar da onlara
yakın zarar görm.. ( &lt;a href=&quot;http://khatipoglu.blogcu.com/sigara_4392019.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 18 Oct 2007 18:11:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>SÜNNETE İTTİBA</title>
            <link>http://khatipoglu.blogcu.com/sunnete-ittiba_4359533.html</link>
            <guid>http://khatipoglu.blogcu.com/sunnete-ittiba_4359533.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;&lt;/B&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;KUR'ANDA PEYGAMBERİMİZİN SÜNNETİNE UYMA İLE İLGİLİ AYETLER&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;Haşr, 59/7&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal dir=rtl align=center&gt;&amp;#1605;&amp;#1614;&amp;#1575; &amp;#1571;&amp;#1614;&amp;#1601;&amp;#1614;&amp;#1575;&amp;#1569;&amp;#1614; &amp;#1575;&amp;#1604;&amp;#1604;&amp;#1617;&amp;#1614;&amp;#1607;&amp;#1615; &amp;#1593;&amp;#1614;&amp;#1604;&amp;#1614;&amp;#1609; &amp;#1585;&amp;#1614;&amp;#1587;&amp;#1615;&amp;#1608;&amp;#1604;&amp;#1616;&amp;#1607;&amp;#1616; &amp;#1605;&amp;#1616;&amp;#1606;&amp;#1618; &amp;#1571;&amp;#1614;&amp;#1607;&amp;#1618;&amp;#1604;&amp;#1616; &amp;#1575;&amp;#1604;&amp;#1618;&amp;#1602;&amp;#1615;&amp;#1585;&amp;#1614;&amp;#1609; &amp;#1601;&amp;#1614;&amp;#1604;&amp;#1616;&amp;#1604;&amp;#1617;&amp;#1614;&amp;#1607;&amp;#1616; &amp;#1608;&amp;#1614;&amp;#1604;&amp;#1616;&amp;#1604;&amp;#1585;&amp;#1617;&amp;#1614;&amp;#1587;&amp;#1615;&amp;#1608;&amp;#1604;&amp;#1616; &amp;#1608;&amp;#1614;&amp;#1604;&amp;#1616;&amp;#1584;&amp;#1616;&amp;#1610; &amp;#1575;&amp;#1604;&amp;#1618;&amp;#1602;&amp;#1615;&amp;#1585;&amp;#1618;&amp;#1576;&amp;#1614;&amp;#1609; &amp;#1608;&amp;#1614;&amp;#1575;&amp;#1604;&amp;#1618;&amp;#1610;&amp;#1614;&amp;#1578;&amp;#1614;&amp;#1575;&amp;#16.. ( &lt;a href=&quot;http://khatipoglu.blogcu.com/sunnete-ittiba_4359533.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 12 Oct 2007 14:11:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>AHİRET GÜNÜ</title>
            <link>http://khatipoglu.blogcu.com/ahiret-gunu_4359519.html</link>
            <guid>http://khatipoglu.blogcu.com/ahiret-gunu_4359519.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&lt;B&gt;Ahiret Günü&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&lt;B&gt;&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&lt;B&gt;MAHŞER (TOPLANMA YERİ)&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Allah, yeryüzünde tüm yarattığı varlıkları yeniden dirilttikten sonra, insanlar da kabirlerinden kalkınca, hepsi de oldukları gibi haşre yani toplanma yerine gidecek&amp;shy;lerdir. Nitekim Allah Teala şöyle buyuruyor:</description>
            <pubDate>Fri, 12 Oct 2007 14:07:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>GECELERİN EFENDİSİ KADİR GECESİ</title>
            <link>http://khatipoglu.blogcu.com/gecelerin-efendisi-kadir-gecesi_4340992.html</link>
            <guid>http://khatipoglu.blogcu.com/gecelerin-efendisi-kadir-gecesi_4340992.html</guid> 
            <description>&lt;strong&gt;Gecelerin efendisi&lt;/strong&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Fethullah Gülen&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Üç
aydır devam eden rahmet, bereket mevsiminin son noktasına ulaştık. Her
biri manevi yükselişimiz ve rızaya ermemiz için ayrı birer rampa olan
kandil gecelerinin son ve en kıymetli halkasındayız. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Üç
ayların her günü ayrı bir kıymet ifade ediyor bizim için. Ama Recep
ayından itibaren Reğaib'le ilk alıştırmalarını yaptığımız kulluğu daha
dikkatli ve derince yaşama gayretleri Kadir gecesiyle kemal noktasına
ulaşmış durumda. Faziletine ve kıymetine doğrudan Cenab-ı
Erhamür'rahimin'in kefil olduğu bu gece göklerde ve yerde adeta bir
bayram havasıyla idrak ediliyor. Rahmetin ve mağfiretin sağanak sağanak
yağdığı, değerlendirenlere seksen yıllık ibadet sevabı kazandıran bu
gecede melekler de yeryüzünü şenlendiriyor. Alnı secdeli bahtiyarlarla,
kendilerini her dem alkışlayan sema ehlinin buluşması yaşanıyor sanki. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Kadir
Gecesi kendi adına bir sûrenin indirilmesi, o sûrede bu gecenin
faziletinin bildirilmesi ve hangi gece olduğu kesin olarak
belirtilmeyip gizlenmesi sebebiyle gecelerin efendisi olarak kabul
edilir. Kadir Gecesi, içerisinde Kadir Gecesi bulunmayan bin aydan daha
hayırlıdır. Kadir Sûresi, bu gecenin faziletini anlatan müstakil bir
sûredir. Kur'an-ı Kerim'in doksan yedinci sûresi olan bu sûrede
Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: &lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;&quot;Doğrusu biz Kur'an'ı
Kadir Gecesi'nde indirmişizdir. Kadir Gecesi'nin ne olduğunu sen bilir
misin? Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Cebrail o gecede
Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler. O gece, tanyerinin
ağarmasına kadar bir esenliktir.&quot; (Kadir, 1-5). &lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Kadir
Gecesi'nin hangi gece olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber
genellikle Ramazan'ın yirmi yedinci gecesinde olduğu tercih edilmiştir.
Nebiler Sultanı (sallallâhu aleyhi ve sellem) bunun kesinlikle hangi
gece olduğunu belirtmemiş ancak;&lt;strong&gt; &quot;Siz Kadir Gecesi'ni.. ( &lt;a href=&quot;http://khatipoglu.blogcu.com/gecelerin-efendisi-kadir-gecesi_4340992.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 09 Oct 2007 07:52:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>PEYGAMBERİMİZİN KOMŞULARINA MUAMELESİ</title>
            <link>http://khatipoglu.blogcu.com/peygamberimizin-komsularina-muamelesi_4334776.html</link>
            <guid>http://khatipoglu.blogcu.com/peygamberimizin-komsularina-muamelesi_4334776.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;PEYGAMBERİMİZİN KOMŞULARINA MUAMELESİ&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bilindiği üzere âilemizden sonra en yakın içtimâi çevremizi komşularımız meydana getirir. Onlarla bütün hayatımız boyunca yanyana yaşarız. Büyük küçük pek çok ihtiyacımız için komşularımıza koşarız. Hayatımızın acı ve tatlı hatıralarını onlarla paylaşırız. Bu sebeple dinimiz komşuluk ilişkilerine son derece önem vermiştir. Kur'ân-ı Kerîm'de Allah'a imanı emreden ve şirki yasaklayan ifadelerin hemen ardından ana baba ve akrabaların yanısıra, yakın ve uzak komşuya da iyilik yapmak emredilmektedir. (en-Nisâ 4/36) &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Hadîs-i şeriflerde komşuluk ilişkileri ve komşu haklarının önemine dâir belli başlı prensipler sunulmuştur. Peygamber Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem- buyuruyor ki: &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;#8220;Cebrâil bana komşuya iyilik etmeyi o kadar tavsiye etti ki neredeyse komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.&amp;#8221; (Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141) &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Fahr-i Kâinat -sallallâhu aleyhi ve sellem- bu beyanlarıyla komşuluk hakkının, birbirlerine varis olabilecek yakın akraba hakkı kadar ehemmiyet arzettiğini belirtmektedir. Dolayısıyla akrabalar arasındaki ilginin benzeri komşular arasında da bulunmalıdır. Hatta komşunun başka bir dinden olması bile bu prensibi değiştirmez. Bir rivayete göre üzerimizdeki haklarına göre komşular üç kısma ayrılmaktadı.. ( &lt;a href=&quot;http://khatipoglu.blogcu.com/peygamberimizin-komsularina-muamelesi_4334776.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 08 Oct 2007 05:31:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>PEYGAMBERİMİZİN AKRABALARI İLE İLİŞKİSİ</title>
            <link>http://khatipoglu.blogcu.com/peygamberimizin-akrabalari-ile-iliskisi_4334775.html</link>
            <guid>http://khatipoglu.blogcu.com/peygamberimizin-akrabalari-ile-iliskisi_4334775.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;PEYGAMBERİMİZİN AKRABALARINA MUAMELESİ&lt;/STRONG&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Rızkının çoğalmasını, ömrünün uzamasını &lt;/STRONG&gt;&lt;B&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;isteyen kimse, akrabasını kollayıp gözetsin.&amp;#8221; &lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;/B&gt;Buhârî, Edeb 12 &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İslâm ahlâk literatüründe akrabalık ilişkilerine riayet veya akrabalık bağı anlamında &amp;#8220;sıla-i rahim&amp;#8221; tabiri kullanılır. Arapçada sıla, bağ; rahim ise akrabalık demektir. Akrabalığın rahim kelimesiyle ifade edilmesi insan oğlunun bir anadan gelmesiyle yakından alâkalıdır. Yani birbirine akraba olan kimseler, bu akrabalığın nereden başladığını, kaç nesildir devam ettiğini öğrenmek için bir araştırma yapsalar, sonunda onun aynı rahimde nihayete erdiğini görürler. Bir başka ifadeyle rahim, akrabalığı sağlayan şeydir. Ayrıca rahim Allah'ın Rahman ve Rahîm isimleriyle aynı kökten türeyen bir kelimedir. Canlı varlıkların yaratılışı ve hayatlarını idame ettirebilmeleri, Allah'ın merhamet sıfatının bir tecellisidir. Hâdiseye bu zaviyeden bakınca eşref-i mahlukât olan insanın fizikî âlemde ilk yaratıldığı ve barındırıldığı yere rahim denmesinin anlamı daha iyi anlaşılacaktır. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Dinimizde insanlar arası ilişkilere ihtimam gösterildiği gibi bilhassa anne babanın ve yakınlardan başlayarak akrabaların ziyaret edilmesi ve her türlü desteğ.. ( &lt;a href=&quot;http://khatipoglu.blogcu.com/peygamberimizin-akrabalari-ile-iliskisi_4334775.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 08 Oct 2007 05:26:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://khatipoglu.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>